( Kedi " AIDS " I öldürücü viral bir hastalıktır.)
Kedilerin bu hastalığa en duyarlı oldukları dönem 5-12 yaş arasıdır ve erkek kediler bu hastalığa dişilerden daha duyarlıdırlar. Genellikle kronik seyirli bir hastalıktır. Seyri insanlardaki AİDS'e benzer.
Bulaşma: Kavga sırasında ısırma yoluyla salyadaki virüs ile bulaşır.
Belirtiler:
1. Akut Fiv: Birkaç gün süren ateş, ishal, lenpadenopati (4-9 tip) , sepsis
2. Asemptomatik Dönem: Latent (erken) dönemde herşey klinikman olarak normaldir ve süresi değişkendir.
3. Kronik Dönem: İmmun (yetersizlik) bulguları vardır. Kronik stomatit, gingivit (ağıziçi lezyonları), rhinit, solunum sistemi enfeksiyonları, kusma, ishal, kilo kaybı, ateş, halsizlik, sinir sistemine ait bulgular, neoplazi (kanser), böbrek hastalıkları görülür. Hemen hemen vücudun tüm sistemleri etkilenir. Kronik stomatitis ve gingivitis en sık rastlanan bulgulardır.
Karıştığı hastalıklar: immunosupresif yapıda olduğu için seyri sırasında birçok hastalık şekillenebilir. Bu nedenle pirimar hastalığın FIV olduğu gözden kaçabilir.
Tanı: ELİSA, WB ya da IFA yöntemleri ile tanı konur.
Korunma: İnsan AİDS'ine aşı henüz bulunmadığı gibi kedi AİDS'i için de bir aşı yoktur.
FIP FELİNE INFECTİOUS PERİTONİTİS
Kedilerin, yavaş gelişen ve anne karnında iken anneden de bulaşabilen bir hastalığıdır. 2 formu vardır:
1- Özellikle karın bölgesindeki vücut sıvılarının birikmesinden kaynaklanan ıslak form,
2- Etkilenen herhangi bir organda ortaya çıkan kuru form.
F.I.P literatürlere 1960'lı yıllarda girmiş ve o zamandan beri hızla yayılan sinsi bir hastalıktır.
Etiyoloji: Bu hastalığı yapan 2 virüs tanımlanmıştır. Biri, Feline İnfectious Peritonitis Virus (F.I.P.V), diğeri de Feline Enteric Corona Virus (F.E.C.V) dür. F İPV, kedilerde FİP'i oluşturan virüstür. FELV ise virüsü alan kedide barsak enfeksiyonuna sebebiyet verir. Bulaşma dışkıya temas yoluyla olur.
Bu hastalık yaş ve bağışıklık sisteminin gücüne bağlı olarak ilerler yada baskılanır. Bağışıklık sisteminin güçlü olduğu durumlarda kediler bu hastalıkla ömür boyu yaşayabilirler, vücut dirençleri düştüğünde ise virüs herhangi bir etkilenen organda güçlü tahribat yaparak ölüme kadar götürebilir.
Klinik Görünüm:
FECV İnfection:
Feline Corona Virüs enfeksiyonları, daha çok yavru kedilerde yaygındır. Kusma ve geçmeyen ishalle seyreder.
FİP: Islak ve kuru formundaki klinik görünümler spesifik değildir. Kediler, depresif, düşkün, bazen de ishalle seyreden bir klinik görünüm sergilerler. Daha karakteristik özelliği ise hastalıktaki bu klinik görünümler yavaş seyredip günler yada aylarca sürebilir. Hayvan sahipleri de bunu genellikle psikolojik nedenlere bağlarlar. Oysa hayvanınız gerçekten çok ciddi ve öldürücü bir hastalığın virüsüne sahiptir.
Islak formu kuru forma nazaran daha hızlı gelişir. Her iki formda da hastalık kronik seyirlidir. Sıvı birikimi, düzensiz inişli çıkışlı ateş, sıvı kaybı ve kilo kaybı söz konusudur. Islak formda hastaların %75'inde karın içinde sıvı toplanması vardır. Etkilenen kedilerin %25'inde ise sıvı, kalp ve akciğer zarlarında birikir ve bu hastalarda nefes almada zorluk ile şıkırtılıkalp sesi duyulur.
Kuru formda ise, etkilenen organlarda granülümatöz oluşumlar şekillenir. Klinik görünümler etkilenen organa göre değişir. Özellikle karın içi organlardan karaciğer en çok etkilenen organdır. Mezenterik lenf düğümleri ve böbrek daha rastlansa da etkilenen diğer bölgelerdir. Diğer yaygın bölgeler merkazi sinir sistemi ve gözlerdir.
Bu tip klinik görünümleri kedinizde fark ettiğiniz anda derhal kedinizi veteriner hekime götürüp spesifik FİP testi yaptırmalısınız. Genellikle başka hastalıklar yada psikolojik nedenlere bağlandığından, bu tehlikeli ve öldürücü hastalığa yakalanan hastalar çok geç hekime götürüldüğünden ölüm oranı yüksek bir hastalık olarak karşımıza çıkmaktadır.
Vetline - Vet. Hekim Aylin Tunç
YAYGIN PARAZİT TÜRLERİ
İÇ PARAZİTLER:
Bu parazitlerin çoğu beslenip çoğaldıkları kedi bağırsaklarında hayatlarını sürdürürler. Yerde bulunan parazitlerle bulaşmış bir hayvan dışkısındaki yumurtalar, onu koklayan veya üzerinde yürüyen kedilere bir tehlike oluşturur. Tedavisinden sonra köpeğinizi dışkı bulunan yerlerden uzak tutunuz. Teşhisleri en iyi şekilde Veteriner Hekiminiz tarafından saptanabilir. Bu parazitlerin bulunup bulunmadığını saptamak için o sizden kedinizin dışkısından bir örnek getirmenizi isteyecektir.
KURTLAR:
- Yuvarlak kurtlar : Anneleri tarafından kedi yavrularına doğum öncesi (plazental yolla) veya anne bakımı sırasında bulaşabilir. Bu 5 cm. uzunluğunda ince, beyazımsı veya açık kahverengi parazit bazen bulaşmış olduğu kedinin dışkısında da görülebilir. Bazen de kusarak bu paraziti çıkarabilirler. Yavru kedilerde yaygındır ve onlara şişkin göbekli bir görünüm verebilir. Larvası kedinin bedeninde dolaşır. Bir yuvarlak kurt enfeksiyonundan büyüme bozukluğu, ishal, kusma, dışkıda kan, su kaybı, ve bazen zattüre oluşabilir. Tedavinin tekrarlanması ve uzun süre devam edilmesi gerekir.
- Kancalı kurtlar : Barsak parazitleri arasında en tehlikeli olanlar arasındadır. Annelerinden kedi yavrularına doğum öncesi veya anne bakımı sırasında bulaşabilir .Kancalı kurtların belirtisi arasında bitkinlik, kansızlık, iştahsızlık, siyah ve kanlı dışkıdır.
Trişin: Bu parazit kedinin sindirim sisteminin alt ucuna yerleşir ve kronik barsak iltihaplanmasına, dışkıda mukus, kilo kaybı ve ishale yol açar.
BARSAK ŞERİTLERİ (TENYALAR):
Bu parazitlerden bazıları larva şeklindeyken kedinin pireyi yuttuğu zaman ortaya çıkar. İştah kaybı, kansızlık,ishal v.b belirtilere neden olurlar. Bazı tenya türleri insan sağlığı açısından çok önemli riskler içermektedir. Düzenli olarak mutlaka iç parazitlere karşı tedavi ve koruyucu tedavilerini yaptırmayı ihmal etmeyiniz.
KALP KURDU : (DİROFİLARİA İMMİTİS)
Bir sivri sineğin sokması ile bulaşır. Bu son derece tehlikeli parazit kedinin kalbine yerleşir ve gerek kalp gerekse de akciğer hasarına , öksürük, durgunluk ve bitkinliğe yol açar Bu hastalık akciğerleri, akciğerlere kan taşıyan damarları ve kalbi etkilemektedir. Belirtiler çabuk yorulma, öksürük, kusma, kilo kaybı, solunum güçlüğü ve bazen ani ölümdür.
Sivrisinekler olmadan bu hastalık yayılamaz. Subtropikal iklimli bölgelerde hastalık çok sık görülmektedir. Ancak göl, nehir ve deniz kenarlarında sivrisineklerin yoğun olduğu bölgelerde hastalık yine yoğun olarak görülmektedir. Köpeklerle karşılaştırıldığında kediler bu hastalığa karşı daha dirençlidir. Ancak enfekte olduklarında bu hastalık kedilerde daha şiddetli seyretmektedir.
Kalp kurdundan koruma çok basittir. Koruyucu ilaçlar sivrisinekler tarafından bulaştırılan larvaları öldürür. Birçok durumda aylık olarak kullanılan tabletler etkili bir koruma sağlamaktadır.
Kalp kurtların bulunup bulunmadığını saptamak için bir kan muayenesi yapılır Kalp kurdunun tedavisi zordur, ancak ona karşı önlem almak kolaydır. Bu konuyla ilgili Veteriner Hekiminizin belirleyeceği koruyucu programı onunla görüşünüz .Bir Veteriner Hekimin denetimi dışında hiç bir zaman bir kediye kalp kurdu tedavisi uygulamayınız. Detaylı bilgi için Friends Veteriner Poliklinliğini ararsanız size yardımcı olabiliriz.
DIŞ PARAZİTLER :
Dış parazitler pireler, bitler, ve kenelerdir. Kedinizin derisinde yaşayan bu böcekler onu sadece rahatsız etmekle kalmaz aynı zamanda çeşitli hastalıklar bulaştırır ve iritasyonlarına bağlı değişik alerjik hastalıklara neden olurlar. Bazıları insanlara da hastalıklar bulaştırır. Bu yüzden onların varlığını dikkatli bir şekilde izlemekte fayda vardır.
PİRELER :
Eğer kedinizde pire varsa büyük olasılıkla sizin bundan haberiniz vardır. Genelde onları görmek kolaydır. Pireler kedinin kanını emerek beslenirler . Kaşıntıya ,alerjilere neden olurlar ve yutulduklarında barsak şeritlerini bulaştırırlar. Rutin pirelere karşı mücadele etmek en etkin yöntemdir. Yaşadığınız bölgeye göre,pire mevsimi birçok ay sürebilir. Pirelerin yumurtaları kedi üzerinde açılmaz bulunduğu ortamda uygun koşullarda açılır ve larval gelişimini tamamladıktan sonra kediye veya ortamdaki diğer hayvan ve insanlara geçer. Onun için sizin hem hayvanınızı hem de çevrenizi(hayvanın bulunduğu yeri) ilaçlamanız gerekir. Her 1-2 haftada onun yatağını yıkayınız. Halıları ve aralıkları iyice makineden geçiriniz.(sonra kir torbasını atınız) Ve hayvanınıza Veteriner Hekiminizin önerdiği pire tozu, sprey, veya sıvı ilacı kullanınız.